Kuyularımız vardı
bir zamanlar, çok değil
dudaklarımıza serinlik veren
yağışsız yıllarda
susuzluk
çekirge ve yılan yıllarında
cesetlerle doldurulmuş.
Aklını oynatır, derler, Tanrı
mahvetmek istediğini -
ancak neden bizi?
Dolapla çekerdik
kapkara felâket suyunu
haberimiz yokmuş
ve bilmezmişiz sanki
bunca zaman, orada,
çürümüşlüğün sindiğini
canavar kesildiğini.
Düşman cesetleri
kifayetsizlik ve salaklıkla
tıkabasa doldurduk
dokuz bin yıllık
kuyularımızı
ve şimdi
suyunu kaybetmiş
perişan
güçsüz
kibirli halimizle
nefes nefese
yürüyoruz geleceğe...
Hristo Hacıpapa
Çeviri: İbrahim Aziz
Πέμπτη 23 Σεπτεμβρίου 2010
Εγγραφή σε:
Σχόλια ανάρτησης (Atom)
Δεν υπάρχουν σχόλια:
Δημοσίευση σχολίου